|
Silahı bıraktım, yoğurtçu oldum! En son 'Komiser Nevzat' dizisinde gözü pek bir polis rolünde izlediğimiz Altan Erkekli, bugünlerde TRT 1'de yayın hazırlığı süren 'Güzel Günler'in setinde yoğurtçuluk yapıyor. Dizide, eski bir Kanlıca yoğurtçusunu oynayan Erkekli, "Komiser Nevzat reytinge yenilince biz de emniyete gidip silahları teslim ettik!" diyor. Kasım'da ekrana gelecek dizinin projesi aslında çok önceden hazırlanmış. Ancak 'Komiser Nevzat' yayına başlayınca 'Güzel Günler'in yapımcısı Mahmut Özden projeyi beklemeye almış. Dizinin TRT'de yayınlanmasının kendisine huzur verdiğini söyleyen Altan Erkekli ile bir çırpıda yayından kaldırılan dizileri, yoğurtçu olmaya nasıl karar verdiğini ve Türk izleyicisinin sabırsızlığını konuştuk.... Gitti komiser, geldi yoğurtçu. Yeni rolünüze alışabildiniz mi? Dizilerin bu kadar hızlı tüketilmesi bizi üzüyor. Elinizden geleni yapıyorsunuz, ama olmazsa olmuyor. Artık tepsi yoğurtlarıyla herkesin sevgisini kazanmış bir yoğurtçuyum. Eşim ve üç çocuğumla birlikte Kanlıca'da bir İstanbul yaşantısı geçirmeye çalışıyorum. Sevecenliği, paylaşmacılığı, vefalı olması karakteri önemli kılan özelliklerden. Çok hızlı tüketiyor ekran. Bir varsınız, bir yoksunuz... Her şey değişiyor. Trafikte, durakta, otobüsü beklerken, çarşıda, pazarda her yerde tahammülsüz olduk. Zamanı dolu dolu yaşamanın ne kadar önemli olduğunu ülkem insanının öğrenmesi gerekiyor. Biraz sabırlı olmak gerekiyor. Ekran olsun, başka şey olsun fark etmez... Sabırsız derken izleyiciyi mi TV yöneticilerini mi kastediyorsunuz? İzleyici sabırsız. Hiçbir şeyin tadına varmıyorlar. İstanbul'da yaşayan insanlar, bu güzel kentte yaşadıklarının farkında bile değiller. Bir koşuşturmadır aldı başını gidiyor. Bayramda belki de akrabalarının yakınlarını ziyaret ettiler, mezarlıklara gittiler. Bir gün de hastaneye gitmelerini tavsiye ediyorum. Yani sağlıklı, dostça, paylaşarak yaşamak var. Bunlar güzel şeyler. 'Güzel Günler' bir anda doğmadı herhalde... Önceden beri proje vardı. Ama diziye başladığımız için olmamıştı. Onlar da beklemiş. Dizinin yayından kaldırıldığını görünce aradılar. Ben de olur dedim. Komiser Nevzat neden tutmadı? Televizyonda az zamanda çok şey anlatmalısınız. İzleyici, eve yorgun olarak geldiği için olayları çabuk çözmek istiyor. Seyirciye ipuçlarını vermemiz gerekiyor. 'Komiser Nevzat'ta onu yapamadık. Dizilerden kendinize vakit ayırabiliyor musunuz, neler yapıyorsunuz? Çok fazla özel hobileri olan bir insan değilim; ama kitap okumak, Boğaz kenarında bir bankta oturup öykü kurmak hoşuma gidiyor. Bir de 'Beyin Felçli Çocuklar Derneği'nin başkanıyım. Türkiye'de iki buçuk milyon beyin felçli çocuk var. O ailelerin acısını biraz dindirmek istiyoruz. Tiyatro, sinema ve dizi. Sizi en çok hangisi mutlu ediyor? Sinemanın kalıcılığı var. Örneğin 'Vizontele' ile Türkiye'ye mal olan bir belediye başkanı oldum. Ben öldükten sonra da o filmi seyredenler olacak. Televizyonda yapmış olduğumuz işler ise iki saatlik. Suya imza atıyoruz. Diziler, filmler derken çok sık görüyor insanlar sizi. Yüzünüzün eskiyeceğini düşünüyor musunuz? Hayır. Hayatta ne kadar dolu dolu olursanız, ne kadar paylaşarak yaşarsanız, o kadar kalıcı oluyorsunuz. Simsiyah bir duvarı beyaza boyamak isterseniz, kaliteli bir malzemeyse tek katla kapanır. Malzeme kalitesizse alttaki siyah, yeni boyayı da kusturur. Ben, hep o beyaz rengin kalitesiyle hayata bakıyorum. Güzel işleri, güzel insanlarla yapmak istiyorum. 'TRT'nin limanına sığınan gemi gibiyim' "Diziler, tam tadına varılamadan yayından kaldırılıyor. TRT'de ise ilk dört bölümün bir buçuk reyting alması gerekiyormuş, ondan sonrası yapımcıyla TRT'nin arasında. Onun için seçtim TRT'yi. Komiser Nevzat biter bitmez hemen silahları teslim ettik! TRT'nin geniş limanına sığınan bir gemi gibiyim. Öteki tarafta, gladyatörlerin ve aslanların önündeyiz sanki." |